Ana sayfa İyi İş [Başarılı Projeler] İyi İş – Başarılı Proje: HK Kitap Bülteni

İyi İş – Başarılı Proje: HK Kitap Bülteni

390
0
PAYLAŞ

Medya Akademi, dijital dünyadaki başarılı projeleri okurlarıyla paylaşmaya devam ediyor. Bu hafta sizlerle paylaşmak istediğimiz başarılı proje Harun Kaban’ın “Harun Kaban Kitap Bülteni“.

Harun Kaban, her ayın ilk pazartesi günü e-posta olarak gönderdiği bültende kitap tavsiyeleri, okuma notları ve birçok başlıkta okuma tavsiyelerini paylaşıyor.

(Bültene abone olmak isterseniz Harun Kaban’ın web sitesinin ilgili sayfasını ziyaret edebilirsiniz: www.harunkaban.com/hk-kitap-bulteni)

Harun Kaban’la başarılı projesini sorduk, projenin detaylarını öğrendik. Keyifle okumanız dileğiyle…

“Harun Kaban Kitap Bülteni” nasıl ortaya çıktı?

Aslında bir ihtiyaçtan doğdu ama bu çevreden gelen bir ihtiyaç değil, kendi ihtiyacımı fark ettikten sonra bu bülten fikri oluştu diyebilirim.

Tabi bir de yeni dünyanın gerekleri olarak yeni medyanın sunduğu imkanların cezbediciliği etkili oldu. Ben aktif olarak okuyan ve yazan birisiyim ve iyi bir süreli yayın okuyucusuyum. Gazetelerin de kitap eklerini takip ederdim.

Türkiye’de kitap bülteni veya kitap dergiciliği pek dünyadaki örneklerine yaklaşamadı, birçok işte olduğu gibi üstünkörü yapıldı. Hep iyi bir kitap bülteni okuma ihtiyacı hissediyordum ve uzun zamandır New York Times’ın online yayınlanan kitap bültenini takip ediyorum. Benzer bir şey yapmak istedim açıkçası. “Neden bizde böyle bir bülten yok?” eleştirisi “O zaman sen yap da görelim!” restine denk geldi, okumak isteyeceğim bir bülten çıkarmaya karar verdim.

Projeyi geliştirirken temel amacınız neydi? Amacınıza ne oranda ulaştınız?

Projeyi öncelikle okuma sürecimi bir kayıt altına almak şeklinde düşündüm. Fakat tek amacım bu değildir tabi. Dünyada artık e-posta pazarlaması (e-mail marketing) ciddi anlamda çok gelişti ve gelişmeye devam ediyor. Bu alanda büyük bir fırsat var ve Türkiye’de nispeten bakir bir alan. Bu alanda varolmak istiyordum ama açıkçası bunu sevmediğim bir işi yaparak gerçekleştirmek de istemiyordum.

Temel amacım, sevdiğim bir işi yaparak bunu bir gelir modeline entegre etmekti diyebilirim. Daha net ve somut bir amaç olarak ise yıl sonuna kadar 1000 aboneye ulaşmayı hedef olarak koydum. Sonrası için de çeşitli planlarım var, ilk etapta bülten iyi bir ilgi gördü, sanırım hedefleri tutturacağım.

Kitap bülteniniz şu anda kaç kişiye ulaşıyor? Potansiyelini ne kadar görüyorsunuz?

Bülten 17 kişi ile başladı diyebilirim. Halihazırda blogumda yazdığım yazılara abone olan 17 kişi, çoğu da arkadaşım olan insanlardı.

İlk sayıyı çıkarmadan önce bir duyuru yaptım sosyal medya hesaplarımdan, yine çoğunu tanıdığım 40 kişiye ulaştı abone sayısı. Bu duyuru elden ele yayıldı ve ilk sayı 85 aboneye gitti. Bu 85 kişi daha bülteni görmeden, “bir kitap bülteni çıkacakmış” diye abone olan insanlar aslında, kitap okumuyoruz eleştirisi ile yatıp kalkan bir ortam için, rakam olarak bence gayet iyi bir başlangıç oldu.

İlk sayı çok ilgi gördü, elden ele ulaştı tabiri caizse ve birbirinden duyup bültene abone olanlarla sayı 170’i buldu.

Kısa bir süre, bültenin ilgi potansiyelini görmek için internet reklamı yaptım ve reklam tahmin ettiğimden çok daha isabetli oldu, hızlı bir etkileşim aldı. İkinci sayı 220 aboneye gitti.

Bültene hem elden ele yayılması ile abone geliyor, hem de düzenli olarak cüzi bir bütçeyle Facebook ve Instagram reklamı vermeye başlayacağım abonelerimi artırmak için.

Hedefim yıl sonunda 1000 abone ama bu sayıya daha erken ulaşacağım gibi geliyor. 1000 aboneye ulaştığımda çeşitli format değişiklikleri düşünüyorum.

Sosyal mecraları aktif olarak kullanan birisiniz. Projenizi sosyal medyada nasıl tanıtıyorsunuz? Bültenin abone sayısını artırmada sosyal medya size ne kadar yardımcı oluyor?

Açık konuşmak gerekirse bültenin her şeyi sosyal medya diyebilirim. Sadece sosyal medya aracılığı kendi takipçi kitleme duyurdum, çok geniş bir kitleye sahip değilim fakat sosyal medyada takipçi kitlem yaptığım işleri aktif olarak takip eden bir kitle. O nedenle duyurularım gayet hızlı geri dönüşler aldı.

Facebook, Instagram ve Twitter’ı profesyonel olarak kullanıyorum, bülteni de bu mecralarda dijital pazarlama ilkelerini etkili bir şekilde kullanarak duyuruyorum. Dünyada başarılı olmuş modelleri örnek alıyorum ve başarılı geri dönüşler aldığımı söyleyebilirim. Nitekim oransal olarak bülten ilk sayısından sonra abone sayısını iki kattan daha fazla artırdı.

Okuyucularınızdan nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?

En önemsediğim ve açıkçası bülteni çıkarmaya karar verdiğimde beni en çok endişelendiren kısım burasıydı. Çok iyi geri dönüşler ve eleştiriler geldi. Hem sayıca fazla hem de içeriğe çok katkı verecek öneri ve eleştiriler geldi.

Kitap incelemelerinin biraz daha detaylı ve içerikten biraz daha fazla bahseder bir formatta olmasını isteyen okuyucular oldu, en fazla geri dönüş bu konuda oldu, ben de bu kısmı biraz daha detaylandırmaya çalışacağım.

Bir diğer öneri de bültende film ve dergi yorumlarına da yer vermemi isteyen okurlar oldu. Aslında bunlar aklımdaki şeylerdi ama ilk sayılarda hepsini yapamamıştım, bunları dikkate alarak sonraki sayıları geliştirmeye çalışacağım.

Bültenin ilk sayısında editöryel yazısında ben de tam olarak bunu talep etmiştim, eksiklerini ve önerilerinizi paylaşın ki bülteni birlikte geliştirelim diye, sonrasında beklediğimden fazla dönüş gelince de mutlu oldum.

Bir şeyi söylemeliyim, ezberden yaptığımız eleştirilerin çoğu anlamsız, zira bir kitap bülteni çıkaracağım deyince kimsenin okuyup da şu kısımları geliştir diye dönüş yapacağını ummuyordum, halbuki insanlar gayet iyi okuyor ve çok da bilinçli okuyanlar var, üşenmeyip bülteni satır satır inceleyip e-posta ile önerilerini yazan arkadaşlar oldu. Bülten bana bu açıdan ümit de verdi diyebilirim, çok da okumayan bir toplum filan değiliz, gayet iyi okuyoruz.

Kitapları seçerken nasıl bir süreç yaşanıyor? Kıstaslarınız neler?

Şimdilik kendi okuma gündemim paralelinde devam ediyor, yakınlarda okuduğum ve okumaya devam ettiği kitapları bültene dahil ediyorum. Fakat bunu bir sistematiğe kavuşturmayı düşünüyorum.

Halihazırda Rus Edebiyatı Klasiklerini kronolojik olarak yeniden okumaya başladım, bu okuma sürecini de blogumda bir sayfadan takip etmek isteyenler için paylaşıyorum. Çok ufuk açıcı ve keyifli bir okuma oluyor. Bunun gibi sistematik okumaları devam ettirip, birkaç kategoride kitap seçmeyi düşünüyorum ileriki sayılar için. Mesela her sayıda bir roman, bir deneme, bir teorik kitap ve o ay yeni çıkan kitaplar gibi sabit kategoriler oluşturmak istiyorum.

HK Kitap Bülteni’nin bir gelir modeli var mı? Projenin sürdürülebilirliğini nasıl sağlayacaksınız?

HK Kitap Bülteni aslında bir e-posta pazarlama ürünü. E-posta pazarlama da bizatihi kendi başına bir gelir modeli değil, daha ziyade varolan gelir modellerine eklemlenen işlevsel bir araç.

Şu aşamada neredeyse sıfır masrafla, sadece zamanımı ayırarak bülteni çıkarıyorum. Fakat 1000 aboneye ulaştığımda bülteni bir gelir modeline entegre etmeyi düşünüyorum. İlk aklımdaki son dönemde popüler olan “kutu kitap abonelik” modeli. Bunun haricinde 1000 abone sonrası ücretli abonelik opsiyonu da sunmayı düşünüyorum. Ücretli versiyonun bazı ayrıcalıkları olacak tabii, mesela eski sayıları basılı olarak abonelere dergi formatında göndermek gibi bir fikir var aklımda, çok keyifli bir iş olacağını düşünüyorum.

Sizin projeniz dışında elektronik posta ile bülten yayıncılığını genel olarak düşünecek olursak, nasıl gelir modelleri geliştirilebilir?

Bizatihi e-posta bülteninin bir gelir modeli olması şimdilik sadece ücretli abonelikle olabilir. Bunu yapan düşünce kuruluşları (think tank) var, özellikle Amerika’da ve İngiltere’de ciddi bir gelir modeli olarak da yapılan bir faaliyet, özel raporlar, stratejik yatırım danışmanlıkları gibi başlıklarda yapılıyor. Fakat kültür sanat için bu biraz zor gibi. O nedenle alternatif gelir modellerine entegre etmek sürdürülebilirlik açısından daha işlevsel diye düşünüyorum. Cüz’i bir ücretli abonelik modelinin yanında, kitap satışı, eğitim faaliyetleri gibi başlıklara entegre edilebilir. Aboneler müşteriye dönüştürülebilir veya müşteriler için abonelik cazip hale getirilebilir, bu yollarla işleyen bir gelir modeliyle bülten arasında bir geçişlilik oluşturulabilir.

Bir diğer açıdan ilk akla gelen reklam oluyor fakat ben e-posta pazarlamasının reklam pastasından ciddi bir pay alabileceğini pek düşünmüyorum, yani mesela bültene gazete veya dergi gibi reklam, ilan almak pek uygun bir model değil; bunu daha gerilla reklamcılık yöntemleriyle besleyerek işbirliği / sponsorluk formatında (affiliate marketing) yapılabileceğini düşünüyorum. 

Basılı mecralar yayınlarına son veriyor. İlk olarak Radikal gazetesi basılı yayına son verdi. Geçtiğimiz haftalarda ise Haber Türk basılı yayınlarını sonlandırdı ve dijitalle devam etme kararı aldı. Basılı mecraların sonu gelirken, dijital mecralarda durum nedir? Dijital taraftaki önemli imkan ve tehditler hakkında bilgi verebilir misiniz?

Her ne kadar çok köklü basılı yayınların dijitale geçiyor olması sanki basılı medyanın sonu gibi algılansa da ben öyle olacağını düşünmüyorum. Olan şey çağın ruhuna uygun olarak yaşanan bir dönüşüm aslında. Basılı medya bitmeyecek ama format değiştirmek zorunda kalacak. Dijital medya ise giderek hem reklam pastasından hem de konvansiyonel medyanın piyasa payından daha fazla pay alacak. Sonuç olarak kaliteli yayıncılık yapan mecralar hayatına dijitalde devam edecek, basılı medyada ise formatını güncelleyebilenler hayatta kalacak güncelleyemeyenler maalesef kaybolacak.

Format değişikliği hakkında birkaç şey söylemek isterim. Konvansiyonel medyanın bu haliyle devam etmesi imkansız, zira artık haber ve bilgi akışı anlık, saniyelerle yarışan bir hızda, dolayısıyla günlük bir gazetenin eskiden olduğu gibi “haberi ilk veren” olması artık imkansız; bunu ancak internet sitesinden yapabilir, baskı versiyonunda başka bir şey yapması lazım. Mesela haberleri artık olan biteni ajans cümleleri ile anlatmak değil de daha derinlikli analizler, olayların perde arkası, araştırma sonucu yapılan analizler gibi “hız”dan ziyade başka şeyler vadeder şekilde dönüştürmesi lazım.

Benim kanaatim, önümüzdeki yıllarda gazeteler günlük yayın yapmayı bırakmak zorunda kalacak veya günlük yayın yapsa bile haftalık dergi formatına bürünmek zorunda kalacak. Zira artık dijital mecralar insanların haber ihtiyacını fazlasıyla karşılıyor, basılı mecralar ise olayların arka planı, derinlikli analizleri gibi dijitalin pek girmek istemeyeceği alanlara talip olmak zorunda kalacak.

 

Not: HK Kitap Bülteni’ne abone olmak isterseniz Harun Kaban’ın web sitesinin ilgili sayfasını ziyaret edebilirsiniz: www.harunkaban.com/hk-kitap-bulteni

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.