PAYLAŞ

Medya Akademi Koordinatörü Okan YÜKSEL, TRT Haber‘den Tülay TOKLU‘nun sorularını yanıtladı. Türkiye, 24 Haziran’da önemli bir seçime giderken okumanızı öneririz. Aşağıda röportajın bir bölümünü paylaşıyoruz, tamamını TRT Haber web sitesinden okuyabilirsiniz.

24 Haziran seçimlerinde oy kullanacak 59 milyon seçmenin 1 milyon 500 bini gençlerden oluşuyor.

Araştırmalar gösteriyor ki, genç seçmen sosyal medyayı oldukça etkin kullanıyor. Büyük çoğunluğu haber kaynağı olarak sosyal medyayı, interneti görüyor.

Sosyal medyanın farkı, gücünü kullanıcıdan almasında

Sosyal medya uzmanı ve gazeteci Okan Yüksel, sosyal medya – klasik medya ayrımını şöyle yapıyor:

“Klasik medyada içeriği üreten kişi profesyonellerdi. Sosyal medyanın klasik medyadan temel farkı, bilginin ve haberin alıcısı olan kitlenin içerik üretmeye başlamasıdır. Bu bir kırılma noktası oldu ve medya sosyalleşti. Bunun teknik tanımı ise şöyle: Web 1.0 aşamasında tek taraflı içerik üretiliyordu. Web 2.0 ile birlikte insanlar da artık okuyucusu oldukları mecraya içerik üretmeye başladırlar.

Bunun yazılı örnekleri, Twitter, Facebook, Wikipedia. Görsel olarak ise son yıllarda YouTube çok popüler, fotoğraf anlamında İnstagram çok popüler. Medyaya sıradan dediğimiz kullanıcının da içerik üretmeye başlaması bizim için sosyal medya kavramını oluşturdu. Ve bu durum hemen her sektörü etkiledi. Artık kitle burada, alıcı, satıcı, müşteri, hedefiniz burada, siyasetçi iseniz seçmen de burada. Dolayısıyla tüm sektörleri etkileyen bir kırılma yaşandı.”

Ünlü Kanadalı İletişim Bilimci Marshall Mc Luhan’ın “Bir medya aracı bizim algımızı şekillendirir ve yeniden şekillendirir” teorisine atıfta bulunan Okan Yüksel’e göre, sosyal medya bizim sosyal, kültürel ve ekonomik ilişkilerimizi şekillendiriyor.

İnternete girince ilk işimiz sosyal medya hesabına bakmak

Yapılan araştırmalara göre, Türkiye’de internet ve sosyal medya kullanımı dünya ortalamasının üzerinde.

Dijital veri ajansları We Are Social ve Hootsuite’in 2018 araştırma raporlarına göre, Türkiye’de yaklaşık 51 milyon sosyal medya kullanıcısı var.

Reuters Institute’ün geçtiğimiz yıl yaptığı bir ankete göre de, katılımcıların yüzde 67’si ana haber kaynakları olarak sosyal medyayı kullandığını söylüyor.

Aynı raporda, 18-24 yaş arası Türklerin yüzde 25’inin ana haber kaynağı olarak sosyal medyayı tercih ettikleri belirtiliyor.

Okan Yüksel durumu şöyle anlattı:

“Türkiye’deki insanların yarıdan fazlası aktif internet kullanıcısı. Bunların da neredeyse tamamı sosyal medya kullanıcısı. Bizim toplumumuzda internete giren herkesin yaptığı ilk şey sosyal medya hesabına bakmak.”

Sosyal medya ciddi bir propaganda alanı

Sosyal medya uzmanı Okan Yüksel’e göre propaganda temelde üçe ayrılıyor.

“Bunlardan ilki kara propaganda. Tamamen yalanlar üzerine yapılan hiçbir tutarlılığı olmayan, sadece söylemini güçlendirmek üzere yapılan propaganda.

İkincisi beyaz propaganda. Yapılan işlerin doğru ve gerçek şekilde insanlara anlatılması.

Üçüncüsü ise, kara ve beyaz propaganda arasındaki gri propaganda.

Sosyal medyada bu üç propaganda türünü de görmek mümkün. Çok yoğun şekilde kara propaganda da yapılıyor, olmayan şeyler olmuş gibi insanlara sunuluyor. Bu da artık bir güvenlik zafiyeti oluşturmaya başladı devletler için.

Son ABD seçimlerinde, Rusya’nın seçimlere bu yolla müdahil olduğu iddiası üzerine davalar açıldı. Konu tartışılmaya başlandı. Dolayısıyla uluslararası bir sorun haline geldi. Bu anlamda ciddi bir psikolojik savaş ve propaganda alanına dönmüş durumda sosyal medya. Özellikle de Twitter. Çünkü Twitter sahte hesap açılmasına belli oranda müsaade ediyor. Bunun sebeplerinden biri ekonomik. Çünkü kendi kullanıcı sayısının arttığı kadar borsada değer kazanan bir şirket.”

Sosyal medya Obama’ya seçimi kazanmasında destek oldu

İnternet ve sosyal medya ilk olarak 2000 ABD Başkanlık Seçimleri’nde etkisini gösterdi. Yüksel, o günlerdeki etkinin sosyal medyanın gücünü kanıtladığı düşüncesinde.

“John McCain, internet üzerinden yürüttüğü kampanya ile sadece dört günde 2 milyon dolar bağış topladı. 2004 Başkanlık Seçimleri’nde ise Howard Dean, destekçilerini internet üzerinden örgütlemeye çalıştı. Bunda da kısmen başarılı oldu.

Obama’nın kampanyasında sosyal medyaya verdiği önem ve Cumhuriyetçi rakibi John McCain’e karşı elde ettiği başarı sosyal medyanın gücünün ülke ve dünya genelinde görülmesinde önemli bir rol oynadı.

Sürecin içerisine seçmenin ve Obama taraftarlarının da dahil edilmesiyle işin büyük kısmını onların yapması sağlandı.

Kampanya sürecinde kurulan MyBO web sitesi ile taraftarların Obama’ya destek veren içerik üretmeleri için bir mecra oluşturuldu. Sadece burada Obama destekçileri tarafından Obama’yı öven yaklaşık 400 bin video üretilerek Youtube’a yüklendi. Çok sayıda blog oluşturularak da yazılı içerik hazırlandı.

Barack Obama’nın seçimi kazanması ve bunun öncesinde sosyal medya üzerinden milyonlarca seçmene ulaşması, dahası önemli miktarda bağış toplaması ABD’deki pek çok politikacıya da örnek oldu. Dünya genelinde, özellikle Facebook ve Twitter’ın politik propaganda amacıyla nasıl kullanılabileceğine dair önemli fikirler verdi.”

Türkiye’de kırılma noktası 2011 seçimleri

Türkiye’de sosyal medya etkili olarak 2007 genel seçimlerinde bloglarla başladı. Sosyal medya bağımsız milletvekili adayları tarafından keşfedildi. Bağımsız adaylar blog kurdu ve bu yolla seçmene ulaşmaya çalıştı.

Okan Yüksel, Türkiye’de bu anlamda ana kırılma noktasının 2011 sonrası Twitter’da yaşandığı kanaatinde.

“Twitter bu süreçten sonra Türkiye’de kullanılan ana sosyal medya mecrası oldu. Şu anda dünyada Twitter’ı en yoğun kullanan ülke Türkiye. Bu noktada politikacılar da Twitter’ın bu gücünü gördüğü için bu mecraya akmaya başladı. Bizde seçim alanında kamusal tartışmaların yapıldığı alan Twitter oldu.

2009 yılındaki yerel seçimlere gelindiğinde ise diğer sosyal mecralar da aktif olarak kullanılmaya başlandı. Özellikle siyasi partilerin genç üyeleri Facebook’u ve kısmen de Twitter’ı partilerin propagandasını yapmak için kullanmaya başladı.
12 Haziran 2011 seçimlerinde ise sosyal medya partiler tarafından da oldukça aktif ve sistemli olarak kullanılmaya başlandı.

2011 seçimlerinde öne çıkan muhalefet, özellikle de bağımsız muhalif adaylar oldu. Televizyon, gazete ve radyo gibi klasik medya mecralarında seslerini duyuramayan muhalif isimler Facebook, Twitter ve diğer sosyal ağlarda seçmene ulaşabildiklerini gördüler.”

Gençler sosyal medyanın etkisi altında

Sosyal medya uzmanı Okan Yüksel’e göre sosyal medya seçmen üzerinde oldukça etkili. Yüksel bu durumu şöyle açıklıyor:

“Sosyal medya sunduğu etki ile insanları belli noktalara kanalize edebiliyor. Kullanıcı profili kadın, erkek, genç, yaşlı gibi ayrılabiliyor ve bu insanlara yönelik özel içerik sunulabiliyor. Belli bir kitlenin oyunun etkilenmesi için aşırı, kabul edilemeyecek haberler gösterilebiliyor. Seçmen ise tepki olarak olumluya giden süreçten vazgeçip, elindekini korumaya çalışıyor. Sosyal medya üzerinden psikolojik etkiler yaratılabiliyor. Sonuçta biz farkında olmasak da sosyal medya siyasi görüşümüz üzerinde etkili olabiliyor. Özellikle gençler bu etki altında.”

Sosyal medya politik görüşleri etkiliyor

Fransız Sosyal Araştırmalar Enstitüsü Ipsos’un Kanadalı düşünce kuruluşu CIGI ile birlikte yaptığı araştırmanın sonuçları da Yüksel’in görüşlerini destekler nitelikte.

Türkiye dahil 25 ülkeyi kapsayan araştırma, internet kullanıcılarının endişelerini, tutumlarını, sosyal medyaya, arama motorlarına, online reklam ve uygulamalara mahremiyet açısından bakışlarını değerlendirdi.

Arama motorları, online uygulamalar ve online reklamlara kıyasla sosyal medyanın bireylerin politik görüşlerinde daha etkili olduğu da araştırma kapsamında ortaya çıkan sonuçlar arasında.

Araştırma, katılımcıların yüzde 42’sinin, Türkiye’den katılanların da yüzde 40’ının sosyal medyanın politik görüşlerini etkilediğini ortaya koydu.

24 Haziran seçimleri için etkin kullanılıyor

Okan Yüksel’e göre 24 Haziran seçimleri, Türkiye’de sosyal medyanın bugüne kadar en yoğun kullanıldığı kampanya süreci oluyor.

“Sosyal medya üzerinden yapılan kampanyalar seçim sonuçları üzerinde belirleyici olacak. Bu durum salt sosyal medya gücünden kaynaklanmayacak. 51 milyon sosyal medya kullanıcısı ulaştığı içeriği paylaşıyor ve kitle böyle büyüyor. Bu işin birinci boyutu.

İkinci boyutu ise, radyo, televizyon ve gazete gibi klasik mecraların da ana kaynağı sosyal medya olmaya başladı. Bir adayın gazetede yaratamayacağı gündemi sosyal medyada yaratabilme potansiyeli var. Zaman ve mekan kısıtlamasını ortadan kaldırması bu durumda etkili. Söz konusu mecraların diline uygun esprili şeyler yapmak da artık geçer akçe oldu. Gündem belirlenir oldu bu yolla. Bu noktada gündemi de belirleyen ana öge sosyal medya oldu. Bu nedenle, 24 Haziran seçimi sonuçları açısından sosyal medya çalışmalarının etkili olma ihtimali oldukça yüksek. Siyasi partiler de bunu gördükleri için bu mecralara ciddi yatırım yapıyorlar. Bir milletvekili aday adayının bile 4 kişilik sosyal medya ekibi var artık.”

Kaynak: TRT Haber, Reuters, Ipsos

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.